top of page

Depresyon Ve Anksiyete Birlikteliği Neden Daha Zorlayıcı?

  • Yazarın fotoğrafı: Suadiye Psikoterapi
    Suadiye Psikoterapi
  • 3 Eki 2025
  • 3 dakikada okunur

Depresyon çoğu zaman tek başına görülse de, çoğunlukla başka ruhsal sorunlarla birlikte seyreder. Bu durum hem tanı sürecini hem de tedaviyi daha karmaşık hale getirir. Özellikle anksiyete bozuklukları, panik atak ve sosyal fobi, depresyonla en sık rastlanan eş tanılardır. Araştırmalar, depresyon yaşayan bireylerde anksiyete bozukluklarının normal popülasyona göre birkaç kat daha fazla görüldüğünü ortaya koymaktadır (Kessler, 1996; Sartorius, Ustün, Lecrubier & Wittchen, 1996).


Depresyon ile anksiyete birlikte olduğunda ortaya çıkan tablo daha ağırdır. Belirtiler daha şiddetli hissedilir, intihar riski artar, sosyal ilişkilerde ve iş hayatında uyum daha da bozulur. Ayrıca tedaviye verilen yanıt, sadece depresyonun görüldüğü durumlara kıyasla daha yavaş olabilir. Kısacası, iki bozukluk bir araya geldiğinde kişinin işlevselliğinde belirgin bir düşüş yaşanır (Regier ve ark., 1998).


Depresyon ve anksiyetenin birbirine benzeyen yanları olsa da her birinin kendine özgü özellikleri vardır. İki bozuklukta da kaygı, huzursuzluk, uyku sorunları, odaklanma güçlüğü ve mide-bağırsak şikâyetleri gibi belirtiler ortak olarak gözlenir. Depresyona özgü olarak çökkün ruh hali, zevk alamama, suçluluk duyguları ve intihar düşünceleri ön plana çıkar. Anksiyeteye özgü ise artmış uyarılabilirlik, panik ataklar, agorafobi ya da kompulsif davranışlar dikkat çeker (Bobes, 2002). Bu nedenle klinik değerlendirme sırasında belirtilerin doğru şekilde ayrıştırılması oldukça önemlidir.



Depresyon ve panik bozukluğun birlikte görüldüğü kişilerde tablo daha da ağırlaşır. Bu hastalarda sosyal işlevsizlik belirginleşir, iyileşme süreci uzar ve intihar girişimleri daha sık gözlenir. Araştırmalar depresif hastaların yaklaşık yarısında yaşamlarının bir döneminde panik atak görüldüğünü göstermektedir (Gorman, 1996–1997; Kessler, 2000). Bilim insanları bu yüksek birlikteliği farklı modellerle açıklamaktadır. Karma modele göre depresyon ve panik bozukluk aynı anda ortaya çıkarak “karma anksiyete-depresyon” tablosu oluşturur. Rastlantısal model, bu iki bozukluğun birbirinden bağımsız ancak aynı kişide görülebileceğini savunur. Hazırlayıcı modelde ise uzun süre devam eden panik ya da kaygı bozukluğunun depresyona zemin hazırladığı belirtilmektedir (Wittchen, 1996; Stahl ve ark., 1997).


Sosyal fobi de depresyonla en sık birliktelik gösteren bozukluklardan biridir. Sosyal kaygısı olan bireyler yoğun utanç, eleştirilme korkusu ve kaçınma davranışları sergiler. Bu tablo zamanla kişiyi yalnızlaştırır ve depresif duygulanımı tetikler. Araştırmalara göre sosyal fobiye eşlik eden depresyon oranı %60’lara kadar çıkmaktadır (Brown ve ark., 2001). Dolayısıyla sosyal fobisi olan kişilerde depresyon gelişme riski oldukça yüksektir.


Depresyonun diğer ruhsal sorunlarla birlikte görülmesi hem klinisyenler hem de hastalar açısından dikkate alınması gereken bir durumdur. Birliktelik olduğunda tedavi süreci daha uzun ve zahmetli olabilir. Ancak bu tablo umutsuzluk anlamına gelmez. Doğru tanı, bütüncül bir yaklaşım ve kişiye özel psikoterapi yöntemleriyle hem depresyon hem de anksiyete bozukluklarında belirgin iyileşmeler sağlanabilir (Sartorius ve ark., 1996).



Kaynakça

• Bobes, J. (2002). Depression and anxiety comorbidity: Clinical implications. European Psychiatry, 17(Suppl. 1), 9–13.

• Brown, T. A., Campbell, L. A., Lehman, C. L., Grisham, J. R., & Mancill, R. B. (2001). Current and lifetime comorbidity of the DSM-IV anxiety and mood disorders in a large clinical sample. Archives of General Psychiatry, 58(6), 585–589.

• Gorman, J. M. (1996–1997). Comorbid depression and panic disorder: Clinical implications. Journal of Clinical Psychiatry, 58(Suppl. 2), 11–17.

• Kessler, R. C. (1996). Critical issues in the evaluation of comorbidity of psychiatric disorders. British Journal of Psychiatry, 168(Suppl. 30), 9–16.

• Kessler, R. C. (2000). The epidemiology of pure and comorbid generalized anxiety disorder: A review and evaluation of recent research. Acta Psychiatrica Scandinavica, 102(Suppl. 406), 7–13.

• Regier, D. A., Farmer, M. E., Rae, D. S., Myers, J. K., Kramer, M., Robins, L. N., George, L. K., Karno, M., & Locke, B. Z. (1998). Comorbidity of mental disorders with alcohol and other drug abuse. Journal of the American Medical Association, 264(19), 2511–2518.

• Sartorius, N., Ustün, T. B., Lecrubier, Y., & Wittchen, H. U. (1996). Depression comorbid with anxiety: Results from the WHO study on psychological disorders in primary health care. British Journal of Psychiatry, 168(Suppl. 30), 38–43.

• Stahl, S. M., et al. (1997). Essential Psychopharmacology. Cambridge University Press.

• Wittchen, H. U. (1996). Critical issues in the evaluation of comorbidity of psychiatric disorders. British Journal of Psychiatry, 168(Suppl. 30), 9–16.


Suadiye Psikoterapi | Bağdat Caddesi

Bağdat Caddesi’nde yer alan Suadiye Psikoterapi, alanında uzman ekibiyle danışanlarına profesyonel ruh sağlığı hizmeti sunmaktadır. Merkezimizde, Psikiyatrist Dr. Turan Çetin ve Klinik Psikolog Beste Bektaş, bilimsel temellere dayalı terapi ve danışmanlık yaklaşımlarıyla hizmet vermektedir.


Psikoterapi, psikiyatri desteği ve bütüncül ruh sağlığı çözümleri için bizimle iletişime geçebilir, güvenli bir terapi süreci için randevu alabilirsiniz.

 
 
 

Yorumlar


Yeşil yapraklı bitki, beyaz zemin üzerinde, bitki detayları ve Ana Sayfa

İletişim

- Adres

Suadiye Mahallesi, Bağdat Caddesi, Vapuryolu Sokak, No:2/1,
Tunç Apt. Kadıköy / İstanbul

- Telefon

Psikiyatrist Dr. Turan Çetin - 0530 500 97 40

Klinik Psikolog Beste Bektaş - 0534 260 23 25

bottom of page