top of page

İstediğimiz Şeyleri Neden Kendimiz Sabote Ederiz?

  • Yazarın fotoğrafı: Suadiye Psikoterapi
    Suadiye Psikoterapi
  • 24 Ara 2025
  • 3 dakikada okunur

İnsanların kendilerine zarar veren davranışları genellikle basit açıklamalarla geçiştirilir: “İradesiz”, “tembel”, “kararsız”. Oysa klinik pratikte ve psikolojik araştırmalarda gördüğümüz şey çok daha karmaşıktır. Çoğu zaman insanlar istemedikleri için değil, tam tersine çok istedikleri için kendilerini sabote ederler.

Bir hedefin, bir ilişkinin ya da bir başarının tam eşiğine gelindiğinde geri çekilmek; son anda hata yapmak; işi yarım bırakmak ya da hiç başlamamak… Bunlar genellikle rastgele davranışlar değildir. Zihin burada bir şeyden kaçıyordur. Ama kaçtığı şey çoğu zaman başarısızlık değil, başarının kendisidir.


Kendini Sabotaj Neye Hizmet Eder?

Kendini sabotaj çoğu kişinin sandığı gibi “kendine düşmanlık” değildir. Aksine, psikolojik olarak bakıldığında oldukça işlevsel bir davranıştır. En azından kısa vadede.

Zihin için en temel hedef mutlu olmak değildir; güvende kalmaktır. Güvenlik ise çoğu zaman tanıdık olanla ilgilidir. İnsan beyni, sonucu kötü bile olsa bildiği senaryoyu, sonucu belirsiz ama potansiyel olarak iyi bir senaryoya tercih edebilir.

Bu yüzden bazı insanlar, aslında başarabilecekleri sınavlara yeterince hazırlanmaz; çünkü gerçekten denemek, sonucu doğrudan kendi yeterlilikleriyle yüzleştirmek anlamına gelir. Benzer biçimde, iyi giden ilişkilerde durduk yere krizler çıkarabilirler; çünkü yakınlık ve istikrar, kontrol edilmesi daha zor duygusal bir alan yaratır. Hayatlarını değiştirme potansiyeli olan fırsatları ise çoğu zaman “zaten istemiyordum” diyerek küçümserler. Bu tutum, fırsatın kaçırılmasını pasif bir kayıp olmaktan çıkarıp, bilinçli bir tercih gibi yeniden çerçeveler ve kişiyi hayal kırıklığının ağırlığından korur. Bu davranışların ortak noktası şudur: Kişiyi bilinmez bir duygusal alandan uzak tutmak.


“Gerçekten Denersem Ne Olur?”

Kendini sabotaj eden bireylerin zihninde sık tekrar eden bir korku vardır: “Gerçekten denersem ve başarısız olursam, bu benim kim olduğumla ilgili olur.”

Erteleme, yarım bırakma ya da dikkati dağıtma gibi davranışlar tam da bu noktada devreye girer. Bu davranışlar, kişiye sonucu kendi yeterliliğiyle ilişkilendirmeden açıklayabileceği bir alan açar. Böylece kişi başarısızlık yaşadığında, “zaten tam odaklanmamıştım”, “koşullar uygun değildi” ya da “zamanım yoktu” diyerek durumu kişisel bir yetersizlik olarak değil, dışsal nedenlerin sonucu olarak konumlandırabilir. Bu açıklamalar, benlik saygısını doğrudan tehdit eden değerlendirmelerle yüzleşmeyi erteleyen psikolojik bir tampon işlevi görür. Bu açıklamalar, başarısızlığı kişinin değeriyle ilişkilendirmesini engeller. Yani sabotaj, benlik saygısını koruyan bir tampon görevi görür.


Başarı Her Zaman İyi Hissettirmez

Başarı çoğu zaman yeni beklentiler, yeni sorumluluklar ve yeni roller getirir. Herkes buna hazır değildir. Özellikle geçmişinde yüksek beklentilerle ezilmiş, eleştirilmiş ya da sevgiyi performansa bağlayarak deneyimlemiş kişiler için başarı rahatlatıcı değil, tehdit edici olabilir.

Başarmak, çoğu kişi için yalnızca olumlu bir kazanım değildir; beraberinde yeni bir psikolojik yük de getirir. Çünkü başarı, yalnızca bir hedefe ulaşmak anlamına gelmez, o seviyeyi sürdürme zorunluluğunu da beraberinde getirir. Bu, hata yapma alanının daralması, “bir kere başardıysan yine başarmalısın” beklentisiyle yaşamak ve artık daha fazla göz önünde olmak demektir. Görünürlük arttıkça eleştirilme, değerlendirilme ve karşılaştırılma ihtimali de artar. Bu nedenle bazı bireyler için başarı, rahatlama değil; kontrolü kaybetme, baskı altında kalma ve geri dönüşü zor bir noktaya gelmiş olma hissi yaratabilir. Bu noktada sabotaj, “başaramamak” için değil; bu yükle yüzleşmemek için ortaya çıkar.


İlişkilerde Sabotaj Neden Bu Kadar Yaygın?

Romantik ilişkiler, kendini sabotajın en sık görüldüğü alanlardan biridir. Özellikle duygusal olarak güvenli, tutarlı ve sakin ilişkiler bazı insanlar için şaşırtıcı biçimde huzur değil, huzursuzluk yaratır.

Çünkü zihin şunu sorar “Bu kadar sorunsuzsa, neyi kaçırıyorum?”.


Bu kişiler çoğu zaman:

  • Ulaşılmaz partnerlere yönelir,

  • Sağlıklı ilişkilerde aniden soğur,

  • Sorunlu ilişkilerde kalmaya devam eder.

Burada amaç mutsuz olmak değildir. Amaç, duygusal olarak tanıdık bir zeminde kalmaktır.


İyi Niyetli Ama Pahalı Bir Strateji

Kendini sabotaj, kısa vadede psikolojik olarak işe yarayan bir stratejidir. Kişinin kaygısını düşürür; çünkü belirsiz bir sonuca doğru ilerlemek yerine, sonucu en baştan kontrol altına alır. Utancı azaltır; başarısızlık yaşandığında bunun kişisel yetersizlikten değil, koşullardan ya da “yeterince denememiş olmaktan” kaynaklandığına inanmayı mümkün kılar. Aynı zamanda güçlü bir kontrol hissi sağlar: Kişi incinmeyi başkasına ya da hayata bırakmak yerine, sonucu kendisi belirlemiş olur. Bu nedenle kendini sabotaj, dışarıdan irrasyonel görünse de, içeriden bakıldığında oldukça tutarlı ve koruyucu bir işlev görür. Ama uzun vadede bedeli ağırdır. Kişi zamanla şunu yaşamaya başlar:“Hayatım neden hep aynı yerde tıkanıyor?” Sorun potansiyel eksikliği değil, potansiyelle temas etmekten kaçınmaktır.


Kendini sabotaj, bir bozukluk değil, öğrenilmiş bir korunma biçimidir. Ama her öğrenilmiş davranış gibi, işlevini yitirdiği noktada sorgulanması gerekir. Asıl mesele sabotajı “durdurmak” değildir. Asıl mesele şunu dürüstçe sorabilmektir: “Bu davranış beni hangi duygudan koruyor?”


Suadiye Psikoterapi | Bağdat Caddesi

Kadıköy Bağdat Caddesi’nde yer alan Suadiye Psikoterapi, alanında uzman ekibiyle danışanlarına profesyonel ruh sağlığı hizmeti sunmaktadır. Merkezimizde, Psikiyatrist Dr. Turan Çetin ve Klinik Psikolog Beste Bektaş, bilimsel temellere dayalı terapi ve danışmanlık yaklaşımlarıyla hizmet vermektedir.


Psikoterapi, psikiyatri desteği ve bütüncül ruh sağlığı çözümleri için bizimle iletişime geçebilir, güvenli bir terapi süreci için randevu alabilirsiniz.

 
 
 

Yorumlar


Yeşil yapraklı bitki, beyaz zemin üzerinde, bitki detayları ve Ana Sayfa

İletişim

- Adres

Suadiye Mahallesi, Bağdat Caddesi, Vapuryolu Sokak, No:2/1,
Tunç Apt. Kadıköy / İstanbul

- Telefon

Psikiyatrist Dr. Turan Çetin - 0530 500 97 40

Klinik Psikolog Beste Bektaş - 0534 260 23 25

bottom of page